SABAHLARIN ANLAMI KAFAYI BULMAK

30 Mar

Her ay Zero edinilip o ayın etkinlikleri karışırılıyor, İstanbul geceleri takip ediliyor, ha çıktılar ha çıkacaklar diye konser bültenleri ezberleniyor derken resmen bu şehre yerleşmemin 7. ayının sonunda müdavim mekanlarından Bronx‘ta sahneye çıkma kararı alıyor Vega. Özellikle 2-3 şarkısının beni benden alması yetiyor grubu takiplemem için. Başka hangi grup sorguladı ki her yeni sabahın bir anlamı olmasını? Hatta bazı şarkıları cenazemde çalınsın diye vasiyetime yazacak kadar Hollywoodlaşabilirim. Konser haberini Facebook mecrasından öğrenir öğrenmez çocukluk arkadaşıma vakit geldi diyorum o da her zaman ki haydi cehenneme desem gelecek coşkusuyla tamam diyor.
Bazı ilişkiler vardır ki araya husimetlerin girmesi oldukça zor. İşte bu tür ilişkilerimin olduğu bir deste arkadaşım var çok şükür. Ortaokulda saçını tebeşir tozuna bulayıp 70lik teyze formatına soktuğum sınıf arkadaşımla aynı şehirde aynı havayı soluyoruz. Lise ve üniversite yıllarında ayrı okul ve şehirlerde olmamız geçmiş yıllardaki sohbetimizin canlılığından hiçbir şey götürmedi. Bu güzel durumu her boş vaktimizde lehimize kullanıyoruz ve bu akşam da onlardan biri. O erkek arkadaşını bense ev arkadaşımı getiriyorum konsere. Suratının Hacivat’a mı yoksa Karagöz’e mi benzediği konusunda gece boyunca mutabakata varamadığım DJ’in kendisinin çalıp kendisinin kopmasıyla başlıyor gece. Bronx’un ayarsız sahne konumu yüzünden hem önündeki hem de solundaki seyirciye hakim olmaya çalışarak, adını hatırlamadığım ama bir uzak doğu dövüş sanatıyla alakalı olan ön grup devam ediyor sonrasına. Kavgalı dövüşlü grubun performansından çok solistinin dirseğine yaptırmış olduğu manasız eşit kenar üçgen dövmesi aklıma takılıyor. Derken vakit bal kabağına dönüşme vaktini çeyrek geçiyor ki bizimkiler en uçmuş halleriyle karşımızdalar. Bizim tombik yarı söylüyor şarkısını, yarı kulağındaki mikrofona çok ses gelmesinden mütevellit -bizlerin göremediği ama onun yukarıya doğru konuşarak muhattap olduğu kişiye sitemkar. Konseri Elimde Değil performansını es geçip beni bozmasıyla sona erdiriyorlar.
Ama gece daha genç… İstanbul’da serüvenlerine başlayan, yükselen Çeşme gecelerine kayıtsız kalamayıp sokakları lavanta kokan Alaçatı’mla İzmir’e de el atıp, 3 büyük kentlileri kendimizle tanıştıralım hevesiyle en son ömür boyu kıl kalacağım şehir Ankara’da boy gösteren Tektekçi‘de alıyoruz soluklarımızı. Bu yıl Timeout İstanbul‘un en iyi barı seçilmesine rağmen aslında alelade bir shot bar burası. Ünü daha çok Twitter fenomenlerinin mekan temalı tweetlerinin RT’den RT’ye aktarılmasıyla kazanılmış bir mekan. Değişik tatları denemek isterseniz gecenin sonunda 2 tek atmalık bir yer. Zencefil manyağı olarak içtiğim Zoe hala sürahiyle önüme koysalar kafama dikeceğim bir lezzet. Akşam yemeğinde alınmaya başlanan, konser ve shot barla devamı gelen alkol alımının gece sonunda kafa yapmaması ev arkadaşımla bizim az yüzümüzü asıyor ve daha fazla zorlamanın manası yok, olmayınca olmuyor, şurda ne yazıyorsa o vs. deyip pes ediyoruz. Saatin 04:00 olmasıyla bir daha ki sefere laf aramızda kop kop yapalım diyerek anlam yükleyeceğimiz bir sabaha daha uyumadan uyanıyoruz.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: