Charlie’nin (Takipçi) Melekleri

16 Nov

Okul çıkış zili çalmış. Lacivert ceketli sabiler dağılmakta. Ergen adaylarından kimisi yürüyerek kimisi servislerle evlere kendilerini teslim etmekte. Servis hiyerarşisinin gereğine uygun paylaşılmış tüm koltuklar! Serviste en kıdemli olana servisin gözde koltuğu en arka, pencere kenarı bahşedilmiş. Servis azgın çocuklarla dolmuş ve bendeniz servisteki tahtıma yerleşmişim. Camdan sarkmış, kaldırımda evlerine yürüyen üç kıza “good morning angels” diye sesleniyorum onlarda Charlie’lerine kendilerine düşen replikte cevap veriyorlar. Servisçi Ali Amca bu ritüeli tamamladığımızı görünce yavaştan gaza basıyor bizlerse kahkahalarımızı.

Bu küçük girişten anladığınız üzere yaşım küçük. Ben ile o üç kızdan ikisi orta okulda aynı sınıftayız. Aramız o kadar iyi ki aramızdaki bu geyiği kamu önünde paylaşmaya utanmayacak türden sıkı fıkıyız. Hani okul koridorlarında birlikte volta atıp, kalorifer sohbetlerinizin gırla olduğu, tenefüs zili çalar çalmaz demir ve mıknatıs kimyasını bulduğunuz…o türden! Yıllar geçti e tabi büyüdük herkes seçimlerine göre farklı liselere dağıldı. En nihayetinde daha da büyüdük bu sefer seçilen ya da seçilmek zorunda kalınan şehir ve üniversitelere dağıldık. İşte ben ve zamanımın “angel”larından biri bir koptuk ki kopuş o kopuş. Kopma nedenimizse basitti. Okullarımız ayrılmıştı ya işte! Minibüste, markette ya da bir cafede yan yana oturmamız selam vermemizi hiç gerektirmedi. Artık olan olmuş araya giren zaman aşımıyla bir selam vermek daha da ağırlaşmıştı…

Facebook önceleri kaderin ayırdığı eski arkadaşları bulmak için iyi bir fırsatken şimdilerde arkadaş listesini kabartmak, ne kadar çok insan portföyüne sahipsen o kadar soysalsın algısına dönmüş. Maalesef nicelik yerine nitelik arama kriteri sosyal platformlarda unutulmuş bir olgu. Sosyal medya hala acemice kullanılmakta. Facebook arkadaş sayısı 1084, Twitter takipçi sayısı 11023. (iyimser örnek) Olay öyle bir hale gelmiş ki sosyal platformda yeni arkadaşlar edinme huy haline gelmiş. Millet çerez gibi arkadaşlık isteği yolluyor bunun içinse tanımasına gerek yok nasılsa ortak bir arkadaş var! Tanışırız mantığı. Nedir bu yabancı sevdası? Peki nasıl gelindi bu duruma? Ben çocukluk arkadaşımla bile farklı sosyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerden dolayı kopmuşken, birbirlerini tanımayan insanların birbirlerine gereğinden fazla kenetlenmeleri neden çok doğal karşılanır oldu? Normal olanın, tanıdık bildik bir arkadaşınla tatlı bir sohbetin birinci sırada olması gerekirken; şu an birinci sırayı Twitter fenomeninden bir iki retweet kapmak olmuş. Twitter’da tanıdığı arkadaşına yüz vermemek, tanımadığı öylesine takip ettiği bir adamaysa kanka süsü vermek “cool”luk olmuş durumda! Tek kaygım var oda bizi biz yapan şeylerden olan asıl arkadaşlığı unutmak. Sosyal medyanın gücüne sonuna kadar inanan ve savunan biri olarak bahsettiğim bu platformlar şu an konuştuğum meselelerinden daha çoklar, bu su götürmez bir gerçek ama yanı başımızdaki arkadaşlarımızı akıllı telefonlarımızla bir kenara itmeden yaşayalım tüm sanallığımızı tek isteğim bu. Bakın sizlere iddaa ediyorum şu an olsa Charlie de melekleriyle yüzyüze konuşmak, sosyalleşmek isterdi. İnanın bana : ) MG

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: